SİVİLCE SORUNUNUZA KESİN ÇÖZÜM

Siz hala sivilce sorunlarıyla mı uğraşıyorsunuz? Denediğiniz hiçbir yöntemden sonuç alamıyor, gittiğiniz doktorlar size fayda vermiyor, kullandığınız ilaçların yan etkileriyle mi uğraşıyorsunuz.

Sektör sağlık sektörü olunca bu alanda hazırlanmış hiçbir şeye faydası olmayan ürünler, doktorun verdiği ilaçların yan tesirinin aşırı olması, birbiriyle çelişen uzman tavsiyeleri kısa sürede sivilcelerinizden kurtulacağınızı iddia eden ürünler bulunmaktadır. Bizleri tedirgin etmekte ve ne yapacağımızı şaşırır hale gelmekteyiz.

O yüzden bu yazımızda sizlere Sivilce Tedavisi Programı ürününün değerlendirmesini yapacağız. Bu değerlendirme çeşitli uzmanlar tarafından desteklenmiş ürünü kullanan kullanıcılar ürüne olan beğenilerini şiddetle savunmaktadırlar. Bu değerlendirme yazısı bu konuda olan tecrübe ve uzmanlıklarımızdan faydalanılarak yazılmıştır.

Bu Sivilce Tedavi Programı ürünü hakkında bir değerlendirme yazısıdır. Eğer siz ürünün sayfasını arıyorsanız buraya tıklayarak ürünün sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Sivilce Tedavi Programı ürünü kısa yollardan ve basit yollarla sivilcelerimizden 4 ile 7 hafta arasında olağanüstü bir şekilde ve kalıcı olarak sivilcelerinizden kurtulmanızı sağlar.

Sivilce Tedavi Programı ürününün olumlu yanları:

 

  • Ürün doğal bir ürün olduğu için herhangi bir şekilde sağlığınızı tehdit etmez.
  • Sivilcelerden nasıl koruyacağınızı anlatıyor olması
  • Sivilce izlerinden nasıl kurtulacağınızı anlatıyor olması ve bu izlerden tamamen kurtulma yöntemlerini anlatıyor olması
  • Doğru dengeli ve sağlıklı yiyecekleri tavsiye ediyor, ve hangi besinlerden kaçınmamız gerektiğini anlatıyor.
  • İlaçlara gerek kalmadan kalıcı olarak sivilcelerden kurtulma yollarını anlatıyor.
  • Sivilce sorununuz ne olursa olsun yaşınız kaç olursa olsun üründeki yöntemleri kullanın ve kesin olarak sivilcelerinizden kurtulun
  • Etkisi kanıtlanmıştır. Kullananların büyük çoğunluğu işe yaradığını itiraf ediyorlar
  • Konu hakkındaki uzmanlar bu ürünü şiddetle tavsiye ediyor. Çünkü kullandığı bütün yöntemler doğaldır.

Sivilce Tedavi Programı ürününün olumsuz yanları:

  1. Bu ürün online olduğu için bilgisayar vs olmadan öğrenemezsiniz.
  2. Ürün geçici olarak indirimdedir kaçırmayın

Evet sonuç olarak size Sivilce Tedavi Programı ürünü gerek doğal yolları kullanması gerekse de uzmanların tavsiye etmesi ve kullanıcıların aşırı memnun kalması sebebiyle diğer birçok üründen farklıdır. Sahip olduğu yüksek etki etme oranı ve kullanıcılarının memnun kalması sebebiyle ve bu alanda bilgi sahibi olan kişiler olarak bu ürünü sizlere rahatlıkla tavsiye ediyoruz. Siz de bu ürün sayesinde sivilce probleminizden kurtulabilirsiniz.

>>>Ürün Sayfasını İncelemek İçin Tıklayın<<<

 

Güncelleme: ürün kısa bir süre için yarı fiyatında dır. Kaçırmamanızı tavsiye ederim.

sivilce konusunda doğru bilinen yanlışlar

Sivilce, doğru bilinen yanlışlar

Sivilce ve oluşma nedenleri ile ilgili ne kadar bilgin var ?
peki, sivilceler ile ilgili doğru diye bildiğin şeylerin doğruluğundan emin misin ?
doğru bilgi edinmek, yanlışları düzeltmek için aşağıdakileri gözden geçirmekte yarar var.

doğrular – yanlışlar

1- vücudun her bölgesinde sivilce oluşabilir.

doğru: her ne kadar sivilce lezyonları daha çok yüz bölgesinde ortaya çıksa da, aynı zamanda boyun, omuz, göğüs, kafa derisi, kalça, kol ve bacaklarda da görülebilir. bundan başka, tropikal iklimlerde sivilce alevlenebilir. bu stil sivilce gövde ve uyluk bölgesinde görülür. şiddetli bir sivilcedir. genellikle mikrobik olduğu düşünülür. bu tür durumlarda ağızdan antibiyotik tedavisi tavsiye edilir. kesin çözüm daha soğuk iklimlere geçmekle sağlanabilir.

2- sivilce geçici bir problemdir.

yanlış: sivilce geçici bir sorun değildir. ancak, tedavi edilebilir bir durumdur. sivilceler bir gecede iyileşmez; cildinizin tamamen düzelmesi için vakit gerekmektedir. pek çok sivilce tedavisi haftalar ya da aylar sürebilir. sivilce oluştuktan sonra yüzeyde kalan kırmızı leke, vakit zaman ciltte 4-6 ay boyunca görülebilir. sıcakta ya da egzersiz sonrasında bu iz daha da belirgin bir hale gelebilir. derhal moralinizi bozmayın.
unutmamanız gereken şey şu: ne kadar kısa müddet içerisinde tedaviye başlarsanız, o kadar kısa zamanda iyi görünen bir cilde sahip olursunuz.

3- yalnızca bölgesel tedavi işe yaramaz.

doğru: yüzünüzün ve sivilcelerin yayıldığı bölgenin tamamı tertipli olarak tedavi edilmelidir. böylece enfeksiyonun yayılması ve yeni sivilcelerin oluşması önlenebilir. enfeksiyonun yayılmasını önlemek için ilk olarak sivilcelere dokunmamak, ikinci olarak da genel cilt temizliğine dikkat etmek gerekmektedir.

4- çikolata sivilce yapar.

yanlış: bilimsel araştırmalar sivilcenin beslenmeyle bir alakası olmadığını göstermektedir. sandığınızın aksine pizza, çikolata ve patates cipsi yediğiniz bir akşamın sabahında sivilcelerle uyanmazsınız. ya da tersine, yalnızca pirinç ve sebze yiyerek de sivilcelerden kurtulamazsınız. bundan böyle günümüzde, sivilceli kişilerde balık yağı, çikolata, patlamış mısır, süt ve yağlı yiyecekleri kısıtlama eğilimi de ortadan kalktı. canınız ne diliyorsa yiyin ama sağlıklı ve dengeli beslenmenin en doğrusu olduğunu sakın unutmayın.

5- sivilceleri sıkmak kalıcı izlere ve lekelere sebep olur.

doğru: en doğru tavrın sivilcelerinize hiç dokunmamak olduğunu unutmayın. şayet iltihap derinde ise onu çıkartmak için kuvvetle sıkmak, daha derine kaçmasına, daha uzun müddet ve daha büyük boyutta devam etmesine, hatta iz bırakmasına sebep olur. bu hareketinizle enfeksiyonu çevredeki diğer gözeneklere de bulaştırmış ve yeni sivilcelerin oluşumuna zemin hazırlamış olursunuz. sivilceleri sıkmanın kalıcı izlere ve lekelere sebep olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın.

6- cildimi temiz tutarsam sivilce olmaz.

yanlış: şayet sivilcenin, gözeneklerin kirle dolmasından oluştuğunu sanıyorsanız ve cildinizi sert bir biçimde sık sık temizliyorsanız sivilcenizin kötüleşmesine zemin hazırlıyorsunuz demektir. sivilce temel olarak kir ya da yüzey yağları nedeniyle oluşmaz. her ne kadar cildinizdeki fazla yağlar, ölü hücreler ve günün sonunda cildinizde biriken kirler cildinizi bakımsız gösterse de bunları elinizle ovalayarak temizlememelisiniz. cildi temiz tutmanın mutlaka birtakım yararları vardır ama aşırı yıkama (bu teorik olarak tartışmalı bir tez olsa da) ve tahriş ile sivilceniz daha kötüye gidebilir. belli biraz sebum, derinin çok fazla kurumasını önlemek için gereklidir; bu nedenle aşırı yıkama yarardan çok zarar getirebilir.

7- erkekler uzun süreli ve daha çok sayıda sivilce oluşmasına eğilimlidirler.

doğru: ergenlik* çağındaki erkekler, katıldıkları sportif faaliyetlerin çoğunlukla daha yoğun olması nedeniyle, yaşıtları olan kızlardan daha fazla terlerler. bu bakımdan, hijyene özel bir önem vermeleri şarttır. terlemenin peşinden yüzün kesinlikle yıkanması ve sivilceye karşı özel sabunlar kullanılması gerekmektedir.

8- her zamanki temizlik yöntemlerim sivilcelerin iyileşmesi için yeterli olur.

yanlış: şayet sivilceniz varsa yüzünüzü cilde zarar vermeyen temizleyicilerle tertipli olarak temizlemeniz gerekir. şu noktalara dikkat edin;
· yüzünüze dokunmadan önce kesinlikle ellerinizi yıkayın.
· yüzünüzü dairesel hareketlerle yavaşça yıkayın. sakın sert hareketlerle fırçalamayın, bu yalnızca cildinizin tahriş olmasına ve sivilcelerin alevlenmesine sebep olacaktır.
· yüzünüzü günde iki defa ılık su ve beyaz, kokusuz, ph: 5. 5 olan bir sabunla yıkayın. yumuşak, temiz ve kuru bir havluyla kurulayın.
· yağlı temizleyicilerden, fondötenlerden ve ilaç içeren ürünlerden uzak durun. içerdiği maddeleri tam olarak bilmediğiniz güneş koruma kremlerini kullanmayın.
· sivilceler kirden oluşmaz. esasında yağlı ciltli insanlar diğer insanlara göre daha temiz bir cilde sahiptirler; çünkü ciltlerini daha sık temizlerler. ama aşırı yıkama sivilcenizi daha kötüleştirir, cildinizi kurutur, kızartır ve yara oluşumuna yol açabilir.
· çok zor olduğunu biliyoruz ama yüzünüze çok sık dokunmamaya çalışın. çünkü, yüzünüze her dokunduğunuzda sivilceye neden olan yağları ve bakterileri yaymış olursunuz.

9- yapısal özellikler ve hormonal farklılıklar sivilcenin en önemli sebebleridir.
doğru: sivilcenin en fazla görüldüğü dönem, bedensel ve cinsel gelişmenin en yoğun yaşandığı ergenlik dönemidir. hormonal değişikliklerle beraber görülen bedensel değişimler, sıklıkla yüzde sivilcelerin oluşması neticesini doğurur.

10- sivilcelerim stres yüzünden değil, stresim sivilceler yüzünden.

yanlış: sınavlar, aile, arkadaşlar ve diğer problemler hepimizin üstünde bir stres yaratıyor. yaşımız ne olursa olsun stres günlük hayatımızın kaçınılmaz bir parçasıdır.
stres direkt doğruya sivilceye neden olmaz ama mevcut sivilceyi ağırlaştırabilir. sivilceye yatkın insanlarda, stresli durumlarda artan hormon üretimi sonucunda sivilcelerde alevlenmeler meydana gelebilir. bu sebeple herşeyi dert etmeyin ve yaşamdan zevk almaya çalışın.

11- dikkatli bir biçimde sivilcenin yüzeydeki kısmını sıkabilirim.

doğru: kendinize engel olamadığınız durumlarda yüzeyde bulunmakta olan sarı, iltihaplı birikintileri (püstül*) hafifçe sıkarak iltihabın dışarı çıkmasını sağlayabilirsiniz. ancak en doğru tavrın sivilcelerinize hiç dokunmamak olduğunu unutmayın. bazen çok kuvvetli bir istek duysanız bile, sivilcelerinizi sıkmamaya çalışın. çünkü, sivilceyle fiziksel temas enfeksiyonun yayılma olasılığını artırır ve bu nedenle iyileşmeyi geciktirir.

12- sivilcelerimden kurtulursam stresten de kurtulurum.

yanlış: hatta kimi durumlarda tersi daha doğru. stres, günlük hayatımızda hepimizin karşılaştığı, sivilceden daha ciddi neticeler doğurabilecek bir sorundur. nedenlerinden biri sivilce olabilirse de, sivilce problemi çözüldüğünde stresin de kalmayacağını söylemek fazla iddialı olur.
stresle başa çıkabilmeniz için öneriler:
· fiziksel egzersiz: tertipli yapılan egzersiz kas gerginliğini azaltır ve kendinizi daha iyi hissetmenizi temin eder.
· aile, arkadaşlar, sosyal gruplar gibi varolan destek sistemleri: stresli olaylar karşısında size yardımcı olabilirler.
· tatil: kısa molalar vermek (ya da uzun tatiller), stresin tepeye yükseldiği zamanlarda vücudunuzun dinlenmesine yardımcı olur.
· hobiler: alakanızı ve enerjinizi yoğunlaştıracağınız bir alan bulmak stresin etkilerini olabildiğince azaltacaktır.
· danışmanlık: bir danışmanla konuşmak, strese sebep olan sorunların belirlenmesine yardımcı olacaktır.
· gevşeme egzersizleri: gevşeme egzersizleri, stresle baş etmek için etkili olacaktır.
bir hatırlatma: sıkıntılı olduğunuz zamanlar yüzünüzle oynamaktan ve sivilcelerinizi “kopartmaktan” sakının.

13- sivilce kozmetik bir rahatsızlıktır.

doğru: sivilce derhal her vakit yalnızca kozmetik bir hastalıktır. çok özel durumlar dışında genel fiziksel sağlığınıza zarar veren bir olgu değildir. ancak, şahsi özelliklere bağlı olarak ruhsal durumu negatif etkileyebilir.

14- sivilce yalnızca fiziksel rahatsızlık verir.

yanlış: pek çok insan için sivilce öncelikli olarak fiziksel bir rahatsızlıktır. ama tabi ki duyguları da büyük ölçüde etkileyebilir. öyle ki, tek bir sivilce bile kişilerin ruhsal halinde bazı sorunlara sebep olabilir. örneğin;
· sivilceli kişiler düşük benlik saygısı geliştirebilirler.
· kendilerine olan güvenleri azalabilir.
· vücutları ile ilgili negatif bir imaja sahip olabilirler.
· kızgın ve öfkeli olabilirler.
· durumlarından utanabilirler.
· sosyal çöküntü yaşayabilirler.
· depresyona girebilirler.
· kaygı, tasa hissedebilirler.
· düş kırıklığı yaşayabilirler.
· bu süreç özel ve iş yaşantılarında “başarısızlığa” zemin hazırlayabilir.

15- bazı dış faktörler de sivilceye sebep olabilir.

doğru: komedon yapıcı maddelerle günlük yaşamda sık sık karşılaşmak da sivilcelerde artışa sebep olabilir. örneğin, motor yağı ya da “fast food” restoranlarda havaya yayılan yağ komedon* yapıcı özelliğe sahiptir. bunun dışında, dar kıyafetler yüzünden oluşan sürtünme, saç modeliniz ve spor malzemeleriniz gibi pek çok etken de cildinizin tahriş olmasına ve sivilcelerinizin daha kötü hale gelmesine sebep olabilir. travma ve tahrişe bağlı sivilceler, örneğin kaskla yapılan sporlarda, bilhassa çene ve alında görülürler. katran ürünleri (bu ürünler ile çalışan iş kolları: asfalt ve kömür işçileri), çözülmeyen yağlar ve hidrokarbonlar da sivilce oluşturabilen kimyasal ürünlerdir. katran sivilcesi deri koyulaşması ile birlikte oluşur. takıntı seviyesinde derisini yıkayanlarda da sivilce gelişimi gözlenir. bu, temiz bir ciltte sivilce oluşması gibi “beklenmedik” bir durum olsa da, herşeyde olduğu gibi temizlikte de aşırıya kaçmak negatif neticeler doğuracaktır. tropikal iklimlerde sivilce alevlenebilir. bu stil sivilce gövde ve uyluk bölgesinde görülür. şiddetli bir sivilcedir. genellikle mikrobik olduğu düşünülür. bu tür durumlarda ağızdan antibiyotik tedavisi tavsiye edilir. kesin çözüm daha soğuk iklimlere geçmekle sağlanabilir.

16- güneş banyosu sivilcelere iyi gelir

yanlış: eminiz ki pek çoğunuz güneş banyosu yapmanın sivilcelere iyi geldiğini düşünüyorsunuz. yanlış! !
bronzlaşmış ciltteki leke ve izler daha az görülür. bundan başka çok düşük dozda güneşin sivilcelere iyi geldiği iddia edilmektedir. ancak doz ve müddet uzadıkça ne yazık ki sivilceleriniz daha da artabilir! çünkü güneşe bağlı terlemenin artması yine gözenekleri tıkayan bir başka faktör olacaktır.
ayrıca uzun müddet güneşte kalmak, cildin kalınlaşmasına, kurumasına ve gözeneklerin sert bir tıkaçla tıkanmasına yol açar. diğer yandan ultraviyole ışınlarının zararları giderek daha da çok fark ediliyor.
dermatologların birden fazlası sivilce lezyonlarının yaz tatilleri sonrasında arttığını gözlemlemiştir. güneşten korunmanın en kolay ve etkili yolu ise ince bir t-shirt giymek ve şapka takmaktır.
eğer güneşe maruz kalacaksanız 15 ya da daha yüksek koruma faktörlü bir koruyucu krem kullanmayı unutmayın. yağsız ve komedon oluşturmayan bir koruyucu kullanmanız çok daha iyi olacaktır.

 

Kaynak: http://www.bilgiara.com/sivilce/mczf-sivilce-dogru-bilinen-yanlislar.html

 

 

SİVİLCE ÖNLEME

 

Sivilce – Önleyici Tedbirler ve Bakım

 

Sivilce, kozmetik uzmanlarının en sık yüzleştiği cilt problemlerinden biridir. Özellikle sivilce sorunu ile başvuran gençlerin yaşadıkları baskı oldukça fazla ve kozmetikten beklentileri de aynı oranda büyüktür.

 

Sivilce kıl kanallarına açılan yağ bezi folikel hastalığıdır. (follicilus = hortum) (şekil 1).

 

Yağ bezlerinde üretilen sebum cildi ve kılları yağlar ve kıl kanalı içinde ince kaygan bir tabaka oluşturarak kıl kanalını dışa doğru tıkar. Kılın çıktığı bölgede boynuzsu tabaka daha incedir ve içe doğru bombelidir. Bu nedenle ortaya çıkan sebum ile birlikte çözünen boynuzsu tabaka hücreleri de yukarıya doğru taşınırlar.

 

Yağ bezleri içerisinde üretilen sebum:

 

Trigliserit (yağlar) yaklaşık % 41

 

Bal mumu esteri yaklaşık % 25

 

Yağ asitleri yaklaşık % 16

 

Squalen yaklaşık % 12

 

Diglyceride yaklaşık % 2

 

Cholesterinester yaklaşık % 2

 

Cholesterin yaklaşık % 1-2 içerir.

 

Boynuzsu tabaka (sarı), yağ bezleri (kırmızımsı) ve kıl kökleri

 

Sebum akışı Testosteron gibi hormonların yardımıyla kumanda edilir ve bu nedenle özellikle ergenlik döneminde artar. Yağ bezlerinin çıkış bölgelerinde nasır hücre oluşumunun artması durumunda sebum akışı engellenir ya da tamamen bloke olur. Yağ bezi folikelleri genişler ve Sebum ve nasır hücreleri artıklarından bir karışım ile dolarlar.

 

Burada ya açık (İng.: blackhead) ya da tamamen kapalı (İng.:whitehead) olan bilindik komedonlar oluşur. Yağ bezlerinin lezyonlarında iltihaplar meydana gelir. Bu seviyede, Propionibacterium acnes (P. acnes) gibi anaerob yaşayan bakteriler ideal yaşam ortamı bulurlar.

 

Komedojen maddeler

 

P. acnes komedojen etki gösteren bir dizi yağ asiti üretir. Mineral yağlar (yağ sivilceleri), katran (katran sivilceleri), klore karbürler (Klor sivilceleri), ilaçlar (Acne medicamenta) ve kozmetik-içerik maddeleri sivilceye neden olan diğer maddelerdir.

 

Bunların sonuncularında, sadece yağlı ve nemli ciltte görülen Lanolin, Cetylalkol, doymuş yağ asitleri ve bunların esterleri gibi yağlandıran komponentler baskın çıkar. Bunun aksine hassas ciltte emülgatör ve çözelti aracısı olarak kullanılan etoksile alkoller ve Polyetylengylkoller (PEG) büyük rol oynarlar. Ultraviyole ışınları ve havadaki oksijenin etkisiyle agresif, radikal oluşturan peroksitler meydana getirerek Mallorca-sivilcesi denilen sivilcelere neden olurlar. Bu maddelerin oldukça yaygın olması nedeniyle INCI’ın kozmetik uzmanı tarafında tam anlamıyla incelenmesi gerekir. Bu maddelere bugün bile güneşten korunma ürünlerinde hala rastlanmaktadır. INCI’ de etoksile Alkoller son ya da orta hecedeki -eth- ile tanınırlar.

 

Örneğin: Ceteareth-10.

 

Bunun yanında nemli ve yağlı bölge oluşturan dar elbiseler de sivilce oluşumunu teşvik ederler.

 

Hormonal etkiler

 

Sivilce türleri ve tanımları çok çeşitlidir. Yukarıda açıklandığı gibi, bir çok yönden hormonal durumla ilgilidirler ve örneğin premensturel, präovulatorik ya da bir hamilelik döneminden sonra ortaya çıkabilirler. Gollnick’e göre (1993) sivilcenin oluşumunda 4 ana faktör vardır:

 

- Follikelhyperkeratoz

 

- Yağ bezleri hyperplasisi

 

- Mikrobiyel Hyperkolonizasyon

 

- İltihaplar ve bağışıklık reaksiyonu

 

Genetik faktörler, çevre ve ruhsal durum da rol oynamaktadır. Yağ bezlerinin yoğun bulundukları yerlerde (yüz, göğüs, sırt ve omuzlar), komedon oluşumu da doğası gereği özellikle fazladır. Hastalık çeşitli ağırlık derecelerinde ortaya çıkar. Örneğin WHO (World Health Organisation / Dünya Sağlık Örgütü) cetveli 10 ağırlık derecesi içerir.

 

Yağ bezleri hyperplasi siyaşlı ciltlerde de ortaya çıkabilir. Özellikle oldukça yağlı ciltli erkeklerde alın ve yanaklarda tek başına duran sarımsı renkli düğümcükler söz konusudur. Genel olarak sivilce, 30’lu yaşların başında azalır, ancak ilk defa bu yaşlarda sivilce sorunuyla karşılaşan kadınlar da vardır. Burada da hormonel bir etki tahmin edilmektedir.

 

Linol asiti ve beslenme

 

En sık görülen vulgaris sivilcesi 1. ve 2. derecede iken hem dermatolojik reçetelere hem de kozmetik önleyici olarak kullanılan topik linol asiti – Preparatlarına oldukça iyi cevap verir. Bu bağlamda içinde linol asitinin kimyasal olarak bağlı bulunduğu ve aynı zamanda taşıyıcı-karakteri de olan preparatların etki gücü daha fazladır. Sadece elektron mikroskobu altında görülebilen hücreye benzer oluşumlarıyla Lipozom ve Nano partikülleri bu konuda cilt için en ilginç linol-asiti taşıyıcılarıdır.

 

Lipozomların temel maddesi Phosphatidylcholin’ dir (INCI: Lecithin). Nano partiküllerinin diğer bir yararlı özelliği ise: yine sivilceye karşı önleyici etkisi olan A Vitamini gibi hassas etken maddeleri depolayarak sevk edebilmeleridir.

 

Klinik çalışmalarda başka etken maddeler içermeyen özel Lipozom konsantreleri 28 gün içerisinde komedonların sayısını % 60′ dan, efflore esanslarınınkini de % 70′ den yüksek oranda düşürmektedir (Şekil 2).

 

Esansiyel linol asitinin sivilceye karşı beslenme üzerinden etkili olup olmadığı belirsizdir, çünkü bu durumda cilttekinden daha farklı olarak metabolize edilirler. Gözlemler, domuz yağı gibi hayvani yağların yenilmesinin ve katı yağ içeren çikolata ürünlerinin tüketiminin sivilce oluşumunu teşvik ettiğini göstermektedir. Daha genişletilmiş araştırmalar genelleştirme yapılmaması gerektiğini savunmaktadır. Ancak kilo fazlası olan kişilerde kalorilerin azaltılmasının androjen ve sebum üretimini de azalttığı ve bir iyileşmeye yol açtığı tartışılmazdır.

 

Komedon sayısının 0. gün ile karşılaştırılarak

 

14 ve 28 gün sonunda % olarak azalması

 

 

 

Vulgaris sivilcesine bağlı komedonların Lipozomal Phosphatidylcholin ile yarım taraf tedavisi sonucu azalması

 

(Kaynak : Nattermann Phospholipid GmbH)

 

Dermatolojik tedavi

 

Sivilcelerin oluşum faktörlerine göre dermatolojik bir tedavide özellikle

 

- Sebum’u sıvılaştırıcı

 

- Sebumsuppresif

 

- Nasırlaşmayı önleyici

 

- Antimikrobiyel

 

- İltihapları önleyici

 

- Immunsuppresif ve

 

- Yenileyici

 

etkisi bulunan etken maddeler kullanılır. Etken maddeler çok defalar bir kaç etkiyi aynı zamanda gösterirler. Kozmetik preparatlarda da kullanılabilen, yukarıda adı geçen linol asiti bakımından zengin Phosphatidylcholin sebumu sıvılaştırıcı, keratozlara karşı önleyici, hafif sebum suppressiv ve yenileyici olarak etki eder. Bazı yazarlar P. acnes bakımından antibakteriyel etkisini olduğundan da söz etmektedir.

 

Dermatolojik pratik uygulamalarda özellikle A Vitamini-asitli ya da diğer retinoidleri içeren preparatlar Hiperkeratozlara karşı kullanılır. Salisil asiti keratinolitil olarak etki ederken, Azelain asiti de keratinleşme sürecine etki eder. Erythromycin ve Tetracycline gibi lokal uygulanan antibiyotikler iltihaplarda devreye sokulur ve P. acnesin büyümesini önlerler.

 

Benzoylperoxid de antibakteriyel etkendir. Kadınlarda Progesteron’ lu bir hormonel tedavi sebum suppresyonuna yol açar. Kontraproduktif etkilere neden olmamak için kullanılan baz merhemlerde de tıpkı kozmetik preparatlarda olduğu gibi uygun bileşime dikkat edilmelidir.

 

Özellikle Emülgatörler ve yağ maddeleri iyileşme sürecinde önleyici olarak etki edebilirler. Dermatolojik preparatlarda ve eczacıların hazırladığı karışımlarda bu nedenle bileşim ve yapısı cilt yapısına çok benzeyen, DMS-baz (DMS =Derma Membran Struktur) ürünlerinin kullanımı yaygınlaşmaktadır. Bir dizi ispençiyari etken madde de sistemik olarak kullanılmaktadır.

 

Sivilce kümelerinin dikkatlice temizlenmesi de terapiye eşlik eden bir uygulamadır. Follikellerin açılmasını kolaylaştıran peeling’ ler de çok yararlı olabilir. Peeling ile birlikte yapılan hafif bir masaj yağ bezesi tıkanmalarının çözülmesini destekler.

 

Komedonların sıkılması kuşkusuz sadece deneyimli ve eğitimli personel tarafından dikkatli bir şekilde gerçekleştirilmelidir.

 

Optimal hijyenik şartlar ve temizleme tekniğine hakimiyet bu konuda ön şartlardır. Ancak kişiye özgü tedaviler sivilcelerin oluşumlarına göre değişir. En iyi sonuçlara ulaşabilmek için dermatolog ve kozmetik uzmanının işbirliği içinde çalışması vazgeçilmezdir.

 

Bir sivilcenin tedavisi doktorun sorumluluğundadır. Kozmetik uzmanı ise bu tedaviyi uygun bir şekilde destekleyebilir.

 

Kozmetik tedavi

 

Enstitüde sivilceli bir cildin ön tedavisi pek çok vakada sıcak su buharı (Vapozon) ile başlar. Gözenekler genişleyerek bunu takip eden manuel terapinin daha kolay yapılması sağlanır. Birçok Vapozon cihazı, Lavanta yağı ve Melisa yağı gibi sakinleştirici etkiye sahip eter yağların kullanımını da mümkün kılarak rahatlatıcı etkiyi destekler. Ruh hali cilt problemlerinde büyük bir rol oynadığı için bunu olumlu etkileyecek bir ortam da oldukça yararlı ve rahatlatıcı olacaktır. Akne comedonica gibi aşırı iltihaplı sivilce oluşumu göstermeyen türlerde Vapozon tedavisini takiben, düzenli kullanımda komedon oluşumunu önleyici etkisi olan, peeling önerilir. İmkanlar ölçüsünde hali hazırda koruyucu etkisi olan ancak komedojen içerik maddeleri, mineral yağlar ve emülgatör içermeyen peeling- preparatlarına başvurulabilir.

 

Hafif sivilce izleri ve daha kuvvetli nasırlaşmalar elektrikli törpüleme takımlarının kullanılması ile tedavi edilebilirler. Dermatolojik uygulamada kalıcı izler Dermabrazyon, kryopeeling ya da deri altı iğneleri ile (çukur izlerde) tedavi edilebilir ya da giderilebilirler.

 

Enfeksiyon yayılmasını önlemek için Papulopustulosa sivilcesi gibi iltihaplı oluşumlarda mekanik peeling ve masajlı uygulamalardan kaçınılmalıdır. Masaj yerine alternatif olarak manuel Lymphdrainaj uygundur.

 

Enstitüdeki sivilce tedavisinin son uygulaması sakinleştirici ve iltihapları önleyici maskedir. Bu konuda kozmetik ürün sistemleri (Baukastensysteme) farklı sivilce oluşumlarına müdahale için değişik olanaklar sunarlar. Etken madde konsantreleri (Ampuller) cildin sebum miktarına uyarlanmış olan bir krem ana maddesi ile kombine edilebilirler. D-Panthenol, Aloe Vera ve Hyaluron asiti gibi etken madde konsantreleri tedavi sonrasında oluşan cilt kızarıklıklarını yatıştırır ve azaltır.

 

Daha kuvvetli nasırlaşma ve izlerde Lipozom konsantresi ve A-Vitamini Nano partikülü ile kombine edilmiş az yağlı bir DMS- Bazkrem önerilir. Şifalı killerde de özellikle Seborrhoe oleosa’da maskeler için ana madde olarak kullanılabilir. Krem ana maddelerinin aksine yaklaşık 20 dakika sonra ciltten tamamen temizlenirler. İltihaplarda maske kurumamalıdır. Bu durumda ıslak kompreslerle örtülmelidir.

 

30’lu yaşların başında ortaya çıkabilen, kendisini döküntülü ve gergin bir cilt yüzeyi ile belli eden ve genellikle tedavisi zor olan tarda sivilcesinde (“geç sivilce”) Nano

 

partikülü içeren maskeler ve bakım losyonları etkili olmaktadır. Doğal Phosphatidylcholin’e kimyasal olarak bağlanan linol asiti içeren Nano partikülleri bu sivilce tipinde eksikliği uygun bir şekilde dengeler. Lipozomların aksine Nano partikülleri, 30 yaşından itibaren cildin ihtiyaç duyduğu yağ maddelerinden bol miktarda içerir. Bu durumda da oklusif etkileri ve komedojen özellikleri olabilen mineral yağların kullanımından önemle kaçınmak gerekmektedir.

 

Tamamlayıcı öneriler

 

Sivilceli bir cildin temizliğinde özellikle evde de dikkat edilmesi gereken, yağ bırakmayan temizleme maddelerinin kullanılmasıdır. Buna dikkat edilmediğinde geride kalan artık maddeler kontraproduktif etki gösterebilmektedir. Temizlik jelleri yanında linol asitini yukarıda tanımı yapılan etkilerle birlikte cilde taşıdıkları için Lipozomal losyonlar da kendilerini ispat etmişlerdir.

 

Phosphatidylcholin sivilce izi oluşumlarını da olumlu olarak etkilemekte ve mevcut izleri hissedilir şekilde yumuşatmaktadır.

 

Aynı zamanda Benzoylperoxid ya da Retinoid’ lerle uygulanan dermatolojik tedavi sırasında ortaya çıkan cilt yüzeyi kuruluğu hafif bir DMS kremiyle azaltılabilir.

Kaynak :  http://www.koko-tr.com/m6.pdf

SİVİLCENİN BESLENMEYLE İLİŞKİSİ

Sivilce ve Beslenmenin İlişkisi

SİVİLCE İLE BESLENMENİN İLİŞKİSİ VAR MIDIR?

SİVİLCE VE BESLENME

Yiyeceklerin sivilce oluşumuna yol açan olumsuz etkileri, ailemiz, arkadaşlarımız ve hatta doktorlarca da ifade edilmektedir. Oysa gıdaların sivilce üzerindeki etkileri tartışmalıdır.

Batı tipi beslenme özellikleri göstermeyen Eskimolar’da, ayrıca Okinawa, Peru gibi bazı ülkelerde sivilceye pek rastlanmaması, sivilcenin yiyeceklerle ilgili olabileceğini akla getirmektedir. Yine de, genetik faktörler de göz önünde tutulması gerektiğinden, bu konu araştırılması gereken bir durumdur.

Glisemik indeks, bir gıdanın veya karbonhidratın kan şekerini yükseltme özelliğidir. Glisemik indeks, 0 ile 100 arasında değişir. Referans olarak glukozun değeri 100 kabul edilerek, diğer karbonhidratların kan şekerini yükseltme gücü veya etkisi sıralanır.

Glisemik indeksi yüksek gıdalar, kan şekerini çok hızlı yükseltir. Eğer glisemik indeks düşükse, o gıda kan şekerini yavaş ve daha az yükseltir. Protein ve yağlar için glisemik indeks söz konusu değildir.

Yüksek glisemik indeksli karbonhidratlar kan şekerini çok arttırdığı gibi, insülin hormonunu da çok yükseltirler. Kan şekeri ayarlanması, insülin sayesinde olur.

Kandaki şekerin hücrelere girmesini, pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu sağlar. Yüksek glisemik indekse sahip, yani kan şekerini hızlı yükselten karbonhidratların fazla yenmesi, kanda insülin hormonunun hep yüksek olmasına, doygunluğun kısa süreli olmasına, acıkma ataklarına ve kilo almaya neden olur.

Yüksek glisemik indeksli beyaz undan yapılmış gıdalar, çikolata, şeker, şekerlemeler, patates ve pirinç yenildikten sonra, kısa sürede kanda şeker oranını yükseltir.

Kan şekerini düşürmek amacı ile insülin hormonu salgılanır. Kanda,  yüksek oranda insülin hormonu bulunması, erkeklik hormonlarının miktarını ve etkinliğini artırabilmektedir.

Ayrıca insülin, insülin benzeri büyüme faktörü insulin like growth factor (IGF-I) olarak adlandırılan bir maddenin oranını yükseltmektedir. IGF-I, kanda erkeklik hormon düzeylerinin artışına ve yağ kanalı hücre sayısının artışına neden olabilmektedir.

Ayrıca, hızla kan şekerinin ve takiben de insülin hormonunun yükselişinin, vücutta iltihapsal bir reaksiyona yol açtığı düşünülmektedir.  Saf karbonhidrat içeren gıdaların vücutta yaptığı bu değişikliklerin, sivilceye neden olabileceği savunulmaktadır.

En son yapılan bir araştırmada, bir gurup sivilceli 15-25 yaş erkek hastaya düşük glisemik indeksli diyeti başlanmıştır. Diğer bir gurup hastaya ise yüksek glisemik indeksli diyet başlanmıştır.

12 haftanın sonunda düşük glisemik indeksli diyet başlanan gurupta sivilce oranında anlamlı azalma tespit edilmiştir.

Polikistik overli hastalarda (PCOS), sivilce sıklıkla görülen bir durumdur. PCOS’da insülin direnci söz konusudur. Bu yüzden bu hastalarda kan şekeri ve insülin oranları yüksektir.

Diyet ve kan şekerini düşüren ilaçların kullanımı ile, polikistik overli hastalarda adet düzensizliği, tüylenme, sivilce gibi şikayetler gerileme göstermektedir.

Yıllar önce yapılan ve çikolatanın sivilceye yol açmadığı sonucu çıkarılan bilimsel bir çalışmanın, günümüzde eksikleri olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışma çok az hastada uygulanmıştır. Bir gurup hastaya çikolata, diğer guruba tatlı şekerlemelerden verilmiştir.

Hastaların yedikleri diğer gıdalar kontrol edilmemiştir. Çalışmanın sonucunda her iki gurup arasında sivilce oranında fark bulunamamış ve çikolatanın sivilce yapmadığına karar verilmiştir. Bu çalışmadan çıkarılan sonucun yetersiz olduğu açıkça ortadadır

Düşük glisemik indeksle beslenmek için:

• Sebze ve meyve daha fazla yenilmelidir.
• Tatlı yerine meyve tercih edilmelidir.
• Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği yenilmelidir.
• Kuru baklagiller daha çok tüketilmelidir.
• Düzenli fındık, badem, ceviz yenilmelidir.
• Balık, tavuk eti, yumurta ve yağsız kımızı et yenilmelidir.
• Yağsız süt ürünleri kullanılmalıdır.
• Alkol azaltılmalıdır.
• Uzak durulacak ve az tüketilecek gıdalar:
 - 
Hazır meyve suları (yerine meyve yenilmelidir).
 - Hamur işleri, pasta, kek, kurabiyeler, pizza.
 - Beyaz ekmek
 - Yağda kızarmış, kavrulmuş veya sos ilave edilmiş yiyecekler
 - Tüm katı yağlı gıdalar ( kaymak, krema, mayonez, margarin)
 - İçeriği bilinmeyen hazır gıdalar
 - Cipsler, gofret dondurma
 - Tatlandırıcılar
 - Kahve kafein
 - Gazoz, kola

Vitamin A, vitamin E, vitamin B6, selenyum, krom ve çinkonun yüksek oranda besinlerle alınmasının, sivilceye faydalı olabileceği söylenmektedir.

Ayrıca doymuş yağdan zengin besinler (tereyağı, margarin, kızartmalar, kırmızı et, cipsler, kurabiyeler, krakerler, pastalar, kekler, poğaça) sivilceyi artırabilir. Doymuş yağlardan yapılan yiyeceklerin, vücutta iltihapsal etkiyi arttırdığı düşünülmektedir.

Sivilce de iltihapla seyreden bir hastalık olduğundan, iltihabı yatıştırıcı özelliği olan yağların kullanılması önerilmektedir. Omega-3 temel yağ asidi, vücuttaki iltihapsal reaksiyonları azaltabilmektedir.

Zeytinyağı, balık, somon, ceviz, keten tohumu, badem, fındık, semiz otu, soya fasulyesi, kuru fasulye, nohut, yeşil yapraklı sebzeler, bol miktarda omega-3 temel yağ asitlerini içerir. Ancak bu iddialar kesin olarak kanıtlanamamıştır.

Bütün bu bilgilerin ışığında, sivilce yiyeceklerden etkileniyor denebilir. Sivilcenin nedenini sadece gıdaya bağlamak için, günümüzde bilgilerimiz henüz yetersizdir.

Daha fazla araştırmalara ihtiyaç vardır. Genel olarak sağlıklı beslenmek, cildimizi de sağlıklı kılacaktır. Dengeli beslenmek, sivilce tedavisinde çok önemlidir.

Gıdalarla aldığımız yararlı maddeler, genel sağlığımıza da katkıda bulunarak cildimizi de sağlıklı kılar. Sağlıklı beslenme, cildi olumlu yönde etkiler.

Her sağlık probleminde olduğu gibi sivilce şikayeti olanların beslenmelerine dikkat etmeleri şarttır. Kötü yağlar ve şekerler yangısal reaksiyonları arttırır.

Katkı maddeli, kızartma, beyaz unlu, şekerli  gıdalarda uzak durun. Cildinizdeki yağlanmanın ve sivilce ataklarının azaldığını göreceksiniz. Kötü beslenme sivilce nedeni değildir ancak sivilceleri arttırır.

Kaynak: http://www.sivilcetedavi.org/Icerik/sivilce-ve-beslenmenin-iliskisi/

sivilceleri başlamadan önlemek

Sivilceyi başlamadan önlemek

   Sivilceyi başlamadan önlemek için yapılması çok gerekli olan olgulardandır. Yazın kurutucu güneşi ve iyotlu deniz suyu yazın akneleri aklımızdan çıkarır. Ama sonbahar ve kış ayları aknenin çoğaldığı başımıza bela olduğu zamanlardır.

Sivilcenin oluşumunda pevfdfrgvk çok faktör olsa da ultra viyole ışınlarının etkisi cildi kurutup, yağ üretimini düzenliyor. Bu nedenle kış aylarında da solaryuma girerek bu etkiyi azaltabiliriz. Gençlerde görülen akne ergenliğin ilk dönemlerinde vücutta gelişim ve değişimler başladığı anda ortaya çıkıyor. Bu durumun sebebi aniden bozulan hormon düzensizliklerine bağlıdır. Doğal olarak bu hormon düzensizlikleri erişkinlerde de adet dönemlerin de görülebiliyor. Bazı farklı durumlarda ise sivilceyi başlamadan önlemek için kortizon ve B12 içeren ilaçları kullanırken çok dikkatli olunmalıdır.

Cildimizin temizliği sabahları derinin salgılarını uyarmak ve harekete geçirmek için, akşamları ise ciltte birikmiş olan yağ ve kir kalıntılarını temizlemek için yapılmalıdır. Bunun yanı sıra cildimizin haftada 2-3 kez yüz maskesine ihtiyacı vardır. Tüm yağ kalıntılarından kurtulmak ve cildi derinlemesine temizlemek için gereklidir.

Gençler arsında cilt tipleri farklı olduğundan erkekler ve kızların uygulaması gereken yöntemler de farklıdır. Bu yüzden sivilceyi başlamadan önlemek için erkekler ve kızlara farklı yöntemler sunuluyor.

Cildi fazla hırpalamadan düzenli olarak yıkayın. Bunun için cildin ph değerine (5,5) yakın temizleyiciler kullanılmalıdır.

Dinlenmeye önem verin çünkü en iyi dinlenme kürü uykudur. Uyku hormonal aktivitelerimizi düzenler, bunun için günde 7-8 saat uyumak gerekiyor. Unutmayalım ki sivilceyi başlamadan önlemek için çok önemli olan maddedir.

Kızlar için:

  • Pudra ve allıktan uzak durunnm
  • Hijyenik nedenlerden ötürü allık ve pudradan vazgeçin
  • Makyaj malzemelerinden uzak durun makyaj akneleri örtmek yerine daha da belirginleştiriyor. Kesinlikle kullanmam gerekiyor diyorsanız az yağlı fondöten kullanabilirsiniz.
  • Akneyle birlikte aşırı kıllanmadan şikayet eden kızlar anti androjen hormonlar içeren doğum kontrol haplarını kullanabilirler. Ancak 16 yaşından küçükler kullanmamalıdır.

Erkekler için:  

  1. Sivilceyi başlamadan önlemek için öncelikle sık sık traş olun çünkü aşırı kıllanma sivilce oluşumunu tetikleyen etkenler arasındadır.xbhj
  2. Traş sonrası bakım yaparken kullandığınız after shave parfüm içermemeli çünkü içindeki parfümde alkol bulunmaktadır. İçerisinde bulunan alkol cildi kurutuyor ve pul pul döküyor.bunun için en iyisi alkolsüz tonikleri tercih etmektir.bu yöntem sivilceyi başlamadan önlemek adına yapılacak küçük adımlardan bir tanesi elbette.

Aknelere savaş açıldığı zaman şu noktalara dikkat edilmelidir, ve bunlar aynı zamanda sivilceyi başlamadan önlemek için yapılacak önemli adımlardandır.

  • Her gün ortalama 500mcg A vitamini alınmalıdır.
  • Kızlarda adet öncesinde başlayan sivilcelere karşı da adet dönemi başlamadan 10 gün önce her gün 50 mg B6 vitamini alınmalıdır.
  • Banyodan veya duştan sonra vücut sırt fırçası ya da keseyle keselenmelidir.
  • Güneşin aknelere zararlı olduğu söyleniyor ama güneşteki mor ötesi ışınların akneleri yok ettiği biliniyor.

Evet buraya kadar üzerinde durduğumuz olgular genel olan olgulardır. Bunları herhangi bir rahatsızlığınız yoksa uygulayabilirsiniz. Çünkü bu noktalar aknelerden kurtulmak için önemli noktalardır. Ayrıca sivilceyi başlamadan önlemek isteyenlere de yardımcı olacağı kanısındayım.

 

erişkinlerde çıkan sivilceler

Erişkinlerde çıkan sivilceler

  Sanılanın aksine sadece ergenlikte değil erişkinlerde de çıkan sivilceler (akne) olabilmektedir. Sivilceler sadece gençleri rahatsız eden bir durum değil erişkin kişilerin de sorunudur.

Yapılan araştırmalarda erişkinlerde çıkan sivilceler şöyledir: Kvbghytuadınları yaklaşık yarısından fazlasında, erkeklerin ise dörtte birinde sivilce şikayeti olduğu saptanmıştır. Erişkin kişilerde sivilce psikolojik sosyal ve fiziksel sorunlar yaratmaktadır.

Son yıllarda sivilce şikayeti ile başvuran kadınların yaş ortalaması 20’li yaşlardan 30’lu yaşlara çıkmıştır. Erişkin yaşlarda ve 30 yaşından sonra devam eden sivilceler çok dikkate alınmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Çünkü bu tip sivilce sorunları vücudun kollajen kaybından dolayı oluşabilmektedir, ve bu dönemde çıkan sivilceler daha çok iz bırakmaya meyillidir.

Kadınlardaki geç yaşta çıkan sivilce iki farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır.

İnatçı olarak çıkan sivilceler: ergenlik çağında oluşan sivilceler erişkinlik çağına girildiğinde de devam eder ve adet dönemleri öncesinde de sıklaşma görülmektedir.

Geç olarak başlayan sivilce: ergenlik çağında sivilce geçirmiş ancak iyileşmiş olan sivilceler daha sonra tekrar çıkabilir, veya daha önce hiç sivilce geçirmemiş olan kişilerde de geç olarak başlayan sivilce görülebilmektedir.

Genellikle erişkinlerde çıkan sivilceler çene ve ağız etrafında, adet öncesi çoğalan kırmızı iltihaplı sivilceler görülmektedir.Çene ve ağız etrafında oluştuğundan iz bırakmaya meyillidir. Erişkinlerde çıkan sivilceleri stres çoğaltmaktadır. Araştırmalar neticesinde yoğun sigara içenlerde daha şiddetli sivilce oltgy76uştuğu saptanmıştır. Ayrıca yanlış kozmetik ürünlerin kullanımı da sivilceyi tetikleyen etkenler arasındadır.

Cilt bakım ürünleri, temizleyiciler, fondöten, pudra ve güneşten koruyucular sivilce nedeni olabilmektedirler. Yapılan araştırma sonuçları temiz çıksa bile bazen hormonal bozukluklar erişkinlerde çıkan sivilcelerin nedenleri arasında olabilmektedir.

Böyle bir durumda ergenlik çağı sonrası sivilcesi tanısı koyulur. Bu durumdaki tanılarda tedavi daha zor ve daha zahmetli uzun zaman alan bir yöntem gerektirmektedir. Çünkü kesin tanısını doğru tanımlamak ve kesin sebebini bulmak ergenlik sivilcelerine göre daha zordur. Erişkinlerde çıkan sivilcelerin tedavisinde yanıt daha geç alınır ve daha ağır ilaçların kullanılması gerekir.

Günümüzde sivilce genç erkeklerden çok genç kadınları daha çok etkilemektedir. Erkeklerde de ergenlik çağından sonra sivilce devamı görülmektedir. Ancak kadınlarda erişkin çağı sivilcesi çok yaygındır.

Erişkinlerde çıkan sivilcelerin nedenleri günümüzün stresli yaşamı, kullanılan makyaj malzemeleri ve hormon dengesizlikleri yol açmaktadır. Erişkinlik çağı sivilceleri tedaviye geç yanıt verir ancak tekrar etme olasılıkları ergenlik sivilcelerine göre daha düşüktür. Ama yinede sivilceler çıkmadan önlem almakta fayda var çünkü önlem alınırsa devam etmesi engellenmiş olur veya devam etse bile daha hafif seyirde devam eder.

gfhugngt

Bir de sivilceli yaşamanın sosyal boyutu var sivilceli olan insanlar sosyal hayatlarında diğer insanlara göre daha çekingen oluyorlar.

Sosyal ve kişisel ilişkileri daha pasiftir. İnsanlarla olan diyalog ve davranışlarında daha çekimser davranıyorlar. Erişkinlerde çıkan sivilceler günlük hayatta yaptığımız yanlışlıklar sonucunda meydana geliyor. çağı sivilceleri tedaviye geç yanıt verir ancak tekrar etme olasılıkları ergenlik sivilcelerine göre daha düşüktür. Ama yinede sivilceler çıkmadan önlem almakta fayda var çünkü önlem alınırsa devam etmesi engellenmiş olur veya devam etse bile daha hafif seyirde devam eder.

 

SİVİLCE KURUTMA

Sivilce kurutma yöntemleri

 

  Sivilceler hepimizin başının belası peki sivilce kurutma yöntemlerini biliyor musunuz? Bilmiyorsanız okumaya devam etmenizi öneririm.

VDFTR

Sivilceler her kişi de çıkabiliyor ama çoğu zaman ergenlik çağındaki gençlerde çıkıyor ve bu ergenlik çağındaki gençleri daha agresif ve fiziksel görünümü bozulduğu için daha çok sinirli yapabiliyor. İşte bunun için sivilce kurutma yöntemlerini arayan herkese yeni çıkan  küçük ve orta boyutlu sivilceleri kurutan doğal bir yöntemden bahsetmek istiyoruz. Bu yöntem klasik bir yüz maskesi gibi görünse de çok işe yaramaktadır.

Bu sivilce maskesi 1 portakal kabuğu maskesidir.bu maske anti bakteriyel ve cildi dışarıdan gelebilecek her türlü mikrop saldırılarından korumaktadır ve etkisi uzun bir süre devam etmektedir.

ER

Bunun için bir adet iri boy portakal kabuğunu rendeliyoruz. Daha sonra havan içerisinde ezip krem haline getiriyoruz. Ardından püre haline gelen portakal kabuğunun üzerine 5 gram kadar kabartma tozu evet yanlış okumadınız kabartma tozu ilave edilir. Elde ettiğimiz bu karışımı sivilcelerin üzerine sürüp 15-20 dakika bekleriz.

İkinci sivilce kurutma yöntemimiz ise ayva maskesidir. Mevsiminde aldığımız oldukça iri denilebilecek bir ayvayı kaynatıyoruz. Ortalama 5 dakika kadar ve ayvayı kaynatıldığı kapta sabaha kadar bekletiyoruz. Ayvayı sabah kaptan çıkarıp eziyoruz üzerine de 10 gram pudra ekliyoruz. Daha sonra 15-20 gün kadar kullanıyoruz ve sivilcelerimizde kurumlar meydana geliyor. Bu da işe yaradığının göstergesidir.

  Alternatif sivilce kurutma yöntemleri: 

Haşlama patatesin sivilceleri kurutma özelliği mevcuttur. Günde bir adet haşlanmış patatesin kabuğuyla beraber yenmesini uzmanlar şiddetle tavsiye etmektedirler. Tabi ki sivilceleri şaha kaldıran ve azdıran yağlı kızartma, fındık, çekirdek, çikolata ve fast food dan uzak durmanız gerekiyor.

Ertesi gün yataktan kalktınız ve sivilcelerinizi gördünüz, ama sivilcelerinizi söndürmeniz gerekiyor. Peki o zaman ne yapacaksınız. Telaşlanmayın hemen sivilcelerinizin üzerine diş macununu sürün diş macununuzdaki florid geçici de olsa sivilceleri kurutuyor ve söndürüyor.

Sivilceleriniz çok mu kızarmaya başladı ve yüzünüzde sivilce kurutma yöntemleri sebebiyle delikler mi oluştu o zaman kükürtlü sabun kullanın kükürtlü sabun yüzünüzdeki kızarıklıkları giderecek, oluşan delikleri kapatacak aynı zamanda bu deliklerin kalıcı olarak gitmesini sağlayacaktır, ve yüzünüzdeki bakterileri öldürüp sivilceleri kurutuyor.

  Özellikle yağlı ciltler için maden sodasıyla yüzü yıkamak uzmanlar tarafından öneriliyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken olay asla maden sodasıyla yüzünüzü yıkadıktan sonra durulamayın ve ayrıca maden suyunun ağzının açık bırakılmaması gerekiyor asidin kaçmaması için asit kaçarsa bir etkisi olmayabiliyor.sivilce kurutma yöntemlerinin en etkilisi kil maskesidir. Özellikle geçmeyen irinli ve cerahatli sivilcelerde kurutma görevi görmektedir.

FVGGTR

Evet sonuç olarak sivilce kurutma yöntemleri uzmanlar doğrultusunda bunlardır. Etkili sonuçlar verdiği uzmanlar tarafından teyit edilmiştir. Ancak anlatıldığı üzere kullanılması gerekmektedir. Uzmanlar bu konudaki araştırmalarına devem ediyor. Sivilce kurutma yöntemleri bitkisel yöntemlerden oluşur ve çok etkilidir.